Ordu'de eğlence ve yaşam kültürü son yıllarda ciddi bir dönüşüm geçirdi. Restoran konusu, şehrin yeni sosyal haritasında öne çıkan başlıklardan. Dinamik sahneyi birlikte inceleyelim.

Tarihsel veriler ışığında, lokantalar çoğunlukla özel mülktür. Küçük işletme, aile işletmesi, ev işletmesi, franchising, şahıs işletmesi ve perakende zinciri olabilir. Yemekler genelde lokantada sunulur ve yenir ama teslimat servisi ve evlere servisi olan lokantalar da vardır. Restoranlar halka açık alanlarda, alışveriş merkezi, iş merkezleri'nde yerleşebilir. Lokantalar görünümlerine ve sundukları yemek çeşitlerine göre farklılık gösterir. Bazı lokantalar sundukları yöresel mutfaklarla, bazıları da servis anlayışlarıyla farklılık yaratırlar. Ucuz fast-food restoranları ve kafeteryalardan orta fiyatlı esnaf lokantası ve aile restoranlarına, yüksek fiyatlı lüks işletmelere kadar çok çeşitli mutfak ve hizmet modelleri bulunmaktadır. Son dönemlerde restoranlar drive-through, drive-in, take-away, yemek teslimi, yemek aboneliği, çevrimiçi yemek siparişi hizmetleri yaygın vermekdedirler.

Restoran sözcüğü ise Türkçeye Fransızcadan geçmiş bir sözcük (Fransızca: Restaurant) olup; "yenilemek", "onarmak" anlamlarına gelen restaurer kökünden gelmektedir. Kökün sözcükle çok ilgili olmayışını etimolof Sevan Nişanyan şöyle açıklamaktadır: Sözcük, 1765'te Paris'te M. Boulanger lokantasında cama asılan bir reklam cümlesinden alay yollu ortaya çıkmıştır.

Cumhuriyet 1931 temmuz 17.pdf
Cumhuriyet 1931 temmuz 17.pdf

Belirtmek gerekir ki, restoran veya lokanta, ücret karşılığında müşterilere yemek ve içecek hazırlanıp servis edilen yer. Çoğunlukla büyük bir yemek salonu ve mutfaktan meydana gelir. Sözcük, Fransızca restaurer ('restore etmek', 'canlandırmak') kelimesinden türemiştir.

Öne çıkan bilgilere göre, eski çağlarda lokantalar yerine hanlar ve tavernalar kullanılmaktaydı ve bunlar genellikle yolculuk yapmakta olanlar için kurulmuşlardı. Çin'de de benzerleri kurulmuş olmasına rağmen; günümüz restoranları, işletmelerin sipariş üzerine yemek hazırlama ve satma işine girmesiyle, 18. yüzyılda Avrupa'da ortaya çıkmıştır. Osmanlılarda halka yemek hizmeti sunan aşevleri ve imaretler bulunuyordu. Aşevleri, İmparatorluğun son döneminde ortaya çıkacak olan batı tarzı lokantaların öncüsü olarak görülebilirse de, genellikle beslenme amacıyla gidilen bu mekanlar, değişik lezzet tatmak için gidilen lokantalardan farklıydı.

restoran yönetimi yapan birisine restorancı denir. Restoranlarda yemek yapmak üzerine profesyonelce çalışan kimselere aşçı denir. Birden fazla aşçı çalıştıran restoranlarda aşçıbaşı bulunabilir. Hatta büyük restoranlarda mutfak şefi ve onun altında birden çok aşçıbaşı çalışabilir.

Milliyet 1930 haziran 18.pdf
Milliyet 1930 haziran 18.pdf

Bölgesel Etki Alanı

yüzyılın ikinci yarısında Selçuklular, Anadolu'nun doğu bölgelerine yerleşmeye ve akınlar yapmaya başladılar. 1071'de, Sultan Alp Arslan döneminde, Selçuklu Türkleri ile Bizans İmparatorluğu arasında yapılan Malazgirt Meydan Muharebesi'nden sonra gelen Selçuklu zaferiyle birlikte Anadolu toprakları üzerinde Türkleştirme ve İslamlaşma hareketi başladı. Bu hareketle birlikte Anadolu'da Türk dilleri ve İslam tanıtılarak yaygın hâle geldi. Böylece bölgede yaygın olan Hristiyanlık ve Yunanca, yerini yavaş yavaş İslam ve Türk kültürüne bıraktı.

Ankara'da 23 Nisan 1920'de kendisini ülkenin meşru hükûmeti ilan eden Ankara merkezli Türk rejimi, eski Osmanlı'dan yeni Cumhuriyet siyasi sistemine yasal geçişi resmîleştirmeye başladı. Ankara Hükûmeti silahlı ve diplomatik mücadeleye girişti. 1921-1923 yılları arasında Ermeni, Yunan, Fransız ve İngiliz orduları ülkeden kovuldu: Ankara Hükûmeti'nin askerî ilerleyişi ve diplomatik başarısı 11 Ekim 1922'de Mudanya Mütarekesi'nin imzalanmasıyla sonuçlandı. Birleşik Krallık ile Ankara Hükûmeti arasındaki Çanakkale Krizi'nin (Eylül-Ekim 1922) ele alınışı, 19 Ekim 1922'de David Lloyd George hükûmetinin çökmesine ve Kanada'nın Birleşik Krallık'tan siyasi özerklik kazanmasına neden oldu. 1 Kasım 1922 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi, saltanatı kaldırdı ve 623 yıllık monarşik Osmanlı İmparat

Murat TÜRKOĞLU
Murat TÜRKOĞLU

Belirtmek gerekir ki, gece kulübü, herkese açık müzikli, içkili müzik mekanı, konser, show ve eğlence yeri, insanların eğlenme amacıyla gittikleri, müzik eşliğinde dans edilen, alkollü içecek tüketilen, genelde gece açılan sabaha dek açık kalan mekânlardır. Bir gece kulübü genellikle bir dans pisti, lazer ışık gösterisi ve disk jokey (DJ) için sahne içeren bir eğlence mekanıdır. "Gece kulübü" adlandırması zamana göre isim değişikliğine uğramıştır. İlk başlarda disko, diskotek olarak adlandırılan bu mekanlar günümüzde gece kulübü ya da sadece kulüp olarak adlandırılır.

İşletme hakkını elinde tutan tütün mamulü, alkol ve alkollü içecek satışı yapmak isteyen kişi ve kuruluşların gece kulübü işletmelerinin işletmenin bulunduğu yerin merkez yönetiminden yetki belgesi alması ve işletmenin gerekli denetçilerce denetimine izin vermesi gereklidir. Yine bu yasanın uygulandığı ülkelerden olan Türkiye'de TAPDK izni olmaksızın alkol ve tütün ürünlerinin satışının olduğu mekânlara işletme hakkı verilmemektedir.

Yerel Bakış Açısı

Restoran bir restorancı veya şube müdürü tarafından yönetilir. Restoran az veya çok personele sahip olabilir. Restoran personeli barmen, komi, şef garson, sommelier, garson, şef aşçı, mutfak şefi, mutfak bölüm şefi, aşçı, bulaşıkçı, pasta şefi, sote şef, yardımcı şef,mutfak tugayı'dır.

Günün sonunda Ordu ve çevresi, bu gelişmelerle birlikte daha görünür bir rol üstlenme potansiyeli taşıyor. Okuyucularımıza önerimiz; konunun farklı boyutlarını kendi perspektiflerinden değerlendirmeleri ve yerel kaynakları takipte kalmalarıdır.

Bu kapsamlı analizimizde öne çıkan başlıkları özetlemek gerekirse, Ordu'nin bu alandaki potansiyeli ve mevcut dinamikleri geleceğe yönelik umut veriyor. Şehrin ivmesini okumak için güncel verileri düzenli aralıklarla takip etmek faydalı olacaktır.

Lokantalar çoğunlukla özel mülktür. Küçük işletme, aile işletmesi, ev işletmesi, franchising, şahıs işletmesi ve perakende zinciri olabilir. Yemekler genelde lokantada sunulur ve yenir ama teslimat servisi ve evlere servisi olan lokantalar da vardır. Restoranlar halka açık alanlarda, alışveriş merkezi, iş merkezleri'nde yerleşebilir. Lokantalar görünümlerine ve sundukları yemek çeşitlerine göre farklılık gösterir. Ucuz fast-food restoranları ve kafeteryalardan orta fiyatlı esnaf lokantası ve aile restoranlarına, yüksek fiyatlı lüks işletmelere kadar çok çeşitli mutfak ve hizmet modelleri bulunmaktadır. Bazı lokantalar sundukları yöresel mutfaklarla, bazıları da servis anlayışlarıyla farklılık yaratırlar. Son dönemlerde restoranlar drive-through, drive-in, take-away, yemek teslimi, yemek aboneliği, çevrimiçi yemek siparişi hizmetleri yaygın vermekdedirler.

Restoran sözcüğü ise Türkçeye Fransızcadan geçmiş bir sözcük (Fransızca: Restaurant) olup; "yenilemek", "onarmak" anlamlarına gelen restaurer kökünden gelmektedir. Kökün sözcükle çok ilgili olmayışını etimolof Sevan Nişanyan şöyle açıklamaktadır: Sözcük, 1765'te Paris'te M. Boulanger lokantasında cama asılan bir reklam cümlesinden alay yollu ortaya çıkmıştır.

Belirtmek gerekir ki, restoran veya lokanta, ücret karşılığında müşterilere yemek ve içecek hazırlanıp servis edilen yer. Çoğunlukla büyük bir yemek salonu ve mutfaktan meydana gelir. Sözcük, Fransızca restaurer ('restore etmek', 'canlandırmak') kelimesinden türemiştir.

Eski çağlarda lokantalar yerine hanlar ve tavernalar kullanılmaktaydı ve bunlar genellikle yolculuk yapmakta olanlar için kurulmuşlardı. Çin'de de benzerleri kurulmuş olmasına rağmen; günümüz restoranları, işletmelerin sipariş üzerine yemek hazırlama ve satma işine girmesiyle, 18. yüzyılda Avrupa'da ortaya çıkmıştır. Osmanlılarda halka yemek hizmeti sunan aşevleri ve imaretler bulunuyordu. Aşevleri, İmparatorluğun son döneminde ortaya çıkacak olan batı tarzı lokantaların öncüsü olarak görülebilirse de, genellikle beslenme amacıyla gidilen bu mekanlar, değişik lezzet tatmak için gidilen lokantalardan farklıydı.

restoran yönetimi yapan birisine restorancı denir. Restoranlarda yemek yapmak üzerine profesyonelce çalışan kimselere aşçı denir. Birden fazla aşçı çalıştıran restoranlarda aşçıbaşı bulunabilir. Hatta büyük restoranlarda mutfak şefi ve onun altında birden çok aşçıbaşı çalışabilir.

Restoran bir restorancı veya şube müdürü tarafından yönetilir. Restoran az veya çok personele sahip olabilir. Restoran personeli barmen, komi, şef garson, sommelier, garson, şef aşçı, mutfak şefi, mutfak bölüm şefi, aşçı, bulaşıkçı, pasta şefi, sote şef, yardımcı şef,mutfak tugayı'dır.

Türkiye, resmî adıyla Türkiye Cumhuriyeti, topraklarının büyük bölümü Batı Asya'da Anadolu'da, diğer bir bölümü ise Güneydoğu Avrupa'nın uzantısı Doğu Trakya'da olan kıtalararası bir ülkedir. Batıda Bulgaristan ve Yunanistan, doğuda Gürcistan, Ermenistan, İran ve Azerbaycan, güneyde ise Irak ve Suriye ile sınır komşusudur. Güneyini Kıbrıs ve Akdeniz, batısını Ege Denizi, kuzeyini ise Karadeniz çevreler. Marmara Denizi ise İstanbul Boğazı ve Çanakkale Boğazı ile birlikte Anadolu'yu Trakya'dan, yani Asya'yı Avrupa'dan ayırır. Resmî olarak laik bir devlet olan Türkiye'de nüfusun çoğunluğu Müslümandır. Ankara, Türkiye'nin başkenti ve ikinci en kalabalık şehri; İstanbul ise, Türkiye'nin en kalabalık şehri, ekonomik merkezi ve aynı zamanda Avrupa'nın en kalabalık şehridir.

Türkiye toprakları üzerinde bulunan ilk yerleşmeler Yontma Taş Devri'nde başlar. Doğu Trakya'da Traklar olmak üzere, Hititler, Frigler, Lidyalılar ve Dor istilası sonucu Yunanistan'dan kaçan Akalar tarafından kurulan İyon medeniyeti gibi çeşitli eski Anadolu medeniyetlerinin ardından, Makedonya kralı Büyük İskender'in egemenliğiyle ve fetihleriyle birlikte Helenistik Dönem başladı. Daha sonra, sırasıyla Roma İmparatorluğu ve Anadolu'nun Hristiyanlaştığı Bizans dönemleri yaşandı. Selçuklu Türklerinin 1071 yılında Bizans'a karşı kazandığı Malazgirt Meydan Muharebesi ile Anadolu'daki Bizans üstünlüğü büyük ölçüde kırılarak Anadolu, kısa süre içerisinde Selçuklulara bağlı Türk beyleri tarafından ele geçirildi ve Anadolu toprakları üzerinde İslamlaşma ve Türkleşme faaliyetleri başladı.

yüzyılın sonlarından itibaren Batı Anadolu'daki Türk beyliklerinden biri olarak ön plana çıkan ve bağımsızlık kazanan Osmanlılar, 14. yüzyılda Balkan topraklarında gerçekleştirdiği fetihlerle büyük bir güç hâline geldi ve Anadolu'daki diğer Türk beylikleri üzerinde de hâkimiyet kurdu. Mehmed'in İstanbul'u fethederek Bizans İmparatorluğu'na son vermesiyle imparatorluk hâline geldi. Viyana Kuşatması sonrasında gelen bozgun ve 15 sene süren Kutsal İttifak Savaşları sonucunda Osmanlı İmparatorluğu'nun Avrupa'ya karşı üstünlüğü sona erdi.