Ordu'de eğlence ve yaşam kültürü son yıllarda ciddi bir dönüşüm geçirdi. Bar (mekan) konusu, şehrin yeni sosyal haritasında öne çıkan başlıklardan. Dinamik sahneyi birlikte inceleyelim.
Türkiye'de barlar daha çok büyük şehirlerde yaygındır. Küçük şehirlerde ve kasabalarda ise genellikle sadece erkeklerin gittiği ve birahâne olarak anılan barlar bulunur. Bununla birlikte birahâneler büyük şehirlerde de bulunur.
Avustralya'da yalnızca erkeklerin gittiği barlar bulunmakla beraber, kadın ve erkeklerin gittiği barlar yani salon barlar da bulunmaktadır.
Öne çıkan bilgilere göre, hindistan'da barlar genellikle Delhi,Mumbai gibi metropol şehirlerde bulunmaktadır. Ülkenin geri kalanında çok sayıda bar bulunmamaktadır. Genelde içkiler restoranlarda olduğu gibi servis edilmektedir. Günümüzde küçük şehirlerde de bar açılmaya başlanmasına karşın, küçük şehirlerdeki barların müşterileri genellikle erkeklerdir.
Belçika birçok bira ve alkol çeşidini barındıran bir ülkedir. İçki kültürünün bulunduğu ülkede, barlar (bazen kafe olarak da söylenir) tüm şehirlerde ve küçük yerleşim birimlerinde bulunmaktadır.
Bilindiği üzere, şarap barları 80'lerde Amerika'da talep görmemesine karşın 90'lı yıllara gelindiğinde ABD'de şarap barlarına yoğun bir ilgi oluştu. 2000'lerde bu ilgi doruğa ulaşmış durumdadır. Metropol şehirlerin kırsal bölgelerinde bulunan bu barlar tıpkı kahveler gibi insanların takıldıkları mekânlar haline geldi.
Ordu İçin Öne Çıkan Detaylar
1960'lardaki karşı kültür, en çok Amerika Birleşik Devletleri ve Birleşik Krallık'ta gelişip 1956 ve 1974 yılları arasında Batı dünyası çapında yayılmış bir kültürel harekete verilen isim. Hareket, ABD hükûmetinin Vietnam'a yaptığı askeri müdahale sırasında büyüdü. Dönemden birçok akademisyen, hareketinin 1956 ile 1972 yılları arasında doruğuna ulaştığını inanmaktadır.
Sosyal antropolog Jentri Anders, incelediği ve içinde yaşadığı bir karşı kültür topluluğunda çok sayıda özgürlüğünün desteklendiğini fark etti: "kendi potansiyelini keşfetme özgürlüğü, kendi kendiliğini yaratma özgürlüğü, kişisel ifade özgürlüğü, zamanlamaktan özgürlük, sıkı tanımlanmış roller ve hiyerarşik statülerden özgürlük...". Ek olarak Anders, karşı kültür hareketinden bazı kişilerin çocukluk eğitiminin "estetik duyu, doğa sevgisi, müzik tutkusu, özyansıtma isteği ve açıkça işaretlenmiş bağımsızlık" ile yüreklendiren bir hâle değiştirilmesini istediler.
Araştırmalar gösteriyor ki, journal of Analytical Toxicology dergisinin Eylül 1998 sayısı, 2C-B'nin farmakolojik özellikleri, metabolizması ve toksisitesi hakkında çok az veri bulunduğunu bildirmiştir. Kullanımı ve ölüm arasındaki ilişki bilinmemektedir. Görsel ve işitsel etkilerin yaşandığı yaygın oral doz yaklaşık 15–25 miligramdır. Şiddetli advers reaksiyonlar oldukça nadirdir, ancak 2C-B kullanımı, dozajın bilinmediği ve kimyasalın saflığı doğrulanmamış bir durumda önemli beyin hasarı ile ilişkilendirilmiştir. PiHKAL'da Alexander Shulgin tarafından bir psikoloğun oral yoldan yanlışlıkla 100 mg 2C-B tükettiği ve bariz zararlar almadığı kaydedilmiştir.
Erowid'de 2C-B 26 Nisan 2019 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. kullanıcı raporları ile bilimsel ve devlet raporlarını içerir.
Manhattan'daki Washington Square Park, 20 Nisan'da New York'ta düzenlenen bir dizi toplantı ve gösterinin en büyüğü ve en önemlisine ev sahipliği yapmıştır.
20 Nisan, insanların esrar tüketmek için toplandığı uluslararası bir karşı kültür kutlama günü olmaktadır. Bu tür kutlamaların birçoğu, esrarın serbestleştirilmesini/ yasallaştırılmasını savunan politik bir nitelik taşımaktadır. SeattleHempfest'in kurucusu Vivian McPeak, 4/20'nin “yarı kutlama ve yarı eylem çağrısı” olduğunu belirtmiştir. Paul Birch ise günün küresel bir hareket olduğunu ve bunun gibi olayların durdurulamayacağını öne sürmektedir.
Pratik Öneriler ve Notlar
Bar; alkollü ve alkolsüz içeceklerin servis yapıldığı sosyal, ticarî mekanlardır. Barlarda genellikle kuru mezeler servis edilir. Meze ve yemek servisi yapılan barlar da mevcuttur. Genellikle barın kenarında sandalyeler veya tabureler bulunur. Bazı barlarda sahne bulunur ve sahneye müzik grupları, dansçılar veya komedyenler çıkabilir. Genellikle erkeklerin gittiği barlara Türkçede yaygın olarak birahâne denir.
İtalya'da barlar genel olarak kafelere benzer. Küçük şehirlerde barlar kafeler gibi sabah erken saatte açılıp erken saatte kapanırlar. Ancak tiyatro, sinema gibi yerlerin yakınında bulunan barlar daha geç saatlere kadar açık kalabilir. Milano, Roma, Cenova gibi büyük şehirlerde, daha büyük barlar bulunmaktadır. İtalyanlar akşamları 'aperitivo' dedikleri bir şeyler içmek ve atıştırmak için barlara giderler.
Ordu özelinde gelişmeleri yakından takip etmeye devam ediyoruz. Bu konuyla ilgili yeni haberler ve güncellemeler, önümüzdeki günlerde haberimiz bölümünde yer alacak. Okuyucularımıza kapsamlı bir perspektif sunmak en önemli önceliğimiz.
Günün sonunda Ordu ve çevresi, bu gelişmelerle birlikte daha görünür bir rol üstlenme potansiyeli taşıyor. Okuyucularımıza önerimiz; konunun farklı boyutlarını kendi perspektiflerinden değerlendirmeleri ve yerel kaynakları takipte kalmalarıdır.
Öne çıkan bilgilere göre, türkiye'de barlar daha çok büyük şehirlerde yaygındır. Küçük şehirlerde ve kasabalarda ise genellikle sadece erkeklerin gittiği ve birahâne olarak anılan barlar bulunur. Bununla birlikte birahâneler büyük şehirlerde de bulunur.
Avustralya'da yalnızca erkeklerin gittiği barlar bulunmakla beraber, kadın ve erkeklerin gittiği barlar yani salon barlar da bulunmaktadır.
Hindistan'da barlar genellikle Delhi,Mumbai gibi metropol şehirlerde bulunmaktadır. Ülkenin geri kalanında çok sayıda bar bulunmamaktadır. Genelde içkiler restoranlarda olduğu gibi servis edilmektedir. Günümüzde küçük şehirlerde de bar açılmaya başlanmasına karşın, küçük şehirlerdeki barların müşterileri genellikle erkeklerdir.
Belçika birçok bira ve alkol çeşidini barındıran bir ülkedir. İçki kültürünün bulunduğu ülkede, barlar (bazen kafe olarak da söylenir) tüm şehirlerde ve küçük yerleşim birimlerinde bulunmaktadır.
Şarap barları 80'lerde Amerika'da talep görmemesine karşın 90'lı yıllara gelindiğinde ABD'de şarap barlarına yoğun bir ilgi oluştu. 2000'lerde bu ilgi doruğa ulaşmış durumdadır. Metropol şehirlerin kırsal bölgelerinde bulunan bu barlar tıpkı kahveler gibi insanların takıldıkları mekânlar haline geldi.
Bar; alkollü ve alkolsüz içeceklerin servis yapıldığı sosyal, ticarî mekanlardır. Barlarda genellikle kuru mezeler servis edilir. Meze ve yemek servisi yapılan barlar da mevcuttur. Genellikle barın kenarında sandalyeler veya tabureler bulunur. Bazı barlarda sahne bulunur ve sahneye müzik grupları, dansçılar veya komedyenler çıkabilir. Genellikle erkeklerin gittiği barlara Türkçede yaygın olarak birahâne denir.
Bilindiği üzere, i̇talya'da barlar genel olarak kafelere benzer. Küçük şehirlerde barlar kafeler gibi sabah erken saatte açılıp erken saatte kapanırlar. Ancak tiyatro, sinema gibi yerlerin yakınında bulunan barlar daha geç saatlere kadar açık kalabilir. Milano, Roma, Cenova gibi büyük şehirlerde, daha büyük barlar bulunmaktadır. İtalyanlar akşamları 'aperitivo' dedikleri bir şeyler içmek ve atıştırmak için barlara giderler.
1960'lardaki karşı kültür, en çok Amerika Birleşik Devletleri ve Birleşik Krallık'ta gelişip 1956 ve 1974 yılları arasında Batı dünyası çapında yayılmış bir kültürel harekete verilen isim. Hareket, ABD hükûmetinin Vietnam'a yaptığı askeri müdahale sırasında büyüdü. Dönemden birçok akademisyen, hareketinin 1956 ile 1972 yılları arasında doruğuna ulaştığını inanmaktadır.
1960'lar geçince Vietnam'daki savaş, ırk ilişkileri, cinsel töreler, kadın hakları, geleneksel otorite usulleri, psikoaktif maddeler ile deneyim ve Amerikan Rüyası ile ilgili çelişkili bakış açılarına dair Amerikan toplumundaki yaygın gerilimler kamu meydanda giderek daha büyük bir rol oynadılar. Britanyalı grup The Beatles'ın pop müziği ve değişim ve deneyime vurgulu olan bir gençlik altkültürünün hızla evrimleşmesine yol veren hippi kültürünün eşzamanlı yükselişi gibi yeni kültürel şekiller ortaya çıktı. The Beatles'ın yanı sıra Birleşik Krallık ve Amerika'dan birçok şarkı yazarı, şarkıcı ve müzik grubu karşıkültür hareketini etkiledi.
1958'de Londra'daki Trafalgar Meydanı'nda bir sivil itaatsizlik eylemi olarak 60.000-100.000 barışsever öğrenci ve pasifist, sonradan "Ban the Bomb" ("bombayı yasakla") isimli bir dizi gösteri haline gelen bir protestoya toplandılar; bu toplantıdan ilk karşı kültür gruplarından ortaya çıktı. Barış sembolü bu Britanyalı grup tarafından tasarlandı ve bu sembol barış, özgürlük ve hippiliğin en çok tanınan sembolü olmuştur.